Sarı plastik kaplı büyük telli defterimi çantamdan çıkarıp masaya attım. Sanki bir toz bulutu kalktı. İçindeki saman kağıtlarının yorgunluğu etrafa yayıldı. Yazmaya karar verdiğimde defterin ilk sayfasına “deli defteri” diye başlık atmışım. Neden olduğunu hatırlayamadım. Eski yazılarımı okudukça içimden yazmaya karar vermek mi yoksa yazma hali mi daha delilik diye geçirdim. Yazma anındaki … Okumaya devam et turkuaz
deneme
meşin yuvarlak
Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde Gezegenler ’den birinin Kuzey bölgesinde tabaklanmış koyun derisinden yapılan toplarla “futbol” denen bir oyun oynanırmış. Yapılan topun kalitesi postun sahibi hayvanın hayat hikayesine bağlı olduğundan her top zaman içinde farklılaşınca, topun adı ”meşin yuvarlak” kalmış ama malzemesi standart olsun diye sentetik malzemelerden yapılmaya başlanmış. Önce nerede boş … Okumaya devam et meşin yuvarlak
sabah kahvesi
Düşündüm de, klasik müzik eşliğinde üzerine ablamın yaptığı çilek reçelini döktüğüm nefis beyaz peynire bulanmış kızarmış ekmeği yeyip, ardından sade kahvemi keyifle yudumladığım “sabah ritüelim” ‘deki “ben” ile daha evden çıkalı 10 dakika bile olmadan arabanın içinde tek başıma oturduğum “ben” farklı dünyalarda yaşayan iki ayrı kişi. Dağlardan, tepelerden ne bulursa ardına katmış dev … Okumaya devam et sabah kahvesi