kötü ruh

Kötü insanlar dendiğinde aklınıza hemen insanlara, hayvanlara ya da doğaya fiziksel olarak zarar verenler gelir. Şiddet içerikli bir tokat atmaktan başlayıp, ateşli en korkunç silah kullanımına kadar pek çok şeyi sayabiliriz. Benim bunların dışında “Kötü İnsan” ya da “Kötü Ruh” olarak tanımladığım başkaca bir grup insan daha var. Örnek mi istersiniz; hafta sonu diyelim ki … Okumaya devam et kötü ruh

turkuaz

    Sarı plastik kaplı büyük telli defterimi çantamdan çıkarıp masaya attım. Sanki bir toz bulutu kalktı. İçindeki saman kağıtlarının yorgunluğu etrafa yayıldı. Yazmaya karar verdiğimde defterin ilk sayfasına “deli defteri” diye başlık atmışım. Neden olduğunu hatırlayamadım. Eski yazılarımı okudukça içimden yazmaya karar vermek mi yoksa yazma hali mi daha delilik diye geçirdim. Yazma anındaki … Okumaya devam et turkuaz

meşin yuvarlak

  Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde Gezegenler ’den birinin Kuzey bölgesinde tabaklanmış koyun derisinden yapılan toplarla “futbol” denen bir oyun oynanırmış. Yapılan topun kalitesi postun sahibi hayvanın hayat hikayesine bağlı olduğundan her top zaman içinde farklılaşınca, topun adı ”meşin yuvarlak” kalmış ama malzemesi standart olsun diye sentetik malzemelerden yapılmaya başlanmış. Önce nerede boş … Okumaya devam et meşin yuvarlak

sabah kahvesi

  Düşündüm de, klasik müzik eşliğinde üzerine ablamın yaptığı çilek reçelini döktüğüm nefis beyaz peynire bulanmış kızarmış ekmeği yeyip, ardından sade kahvemi keyifle yudumladığım “sabah ritüelim” ‘deki “ben” ile daha evden çıkalı 10 dakika bile olmadan arabanın içinde tek başıma oturduğum “ben” farklı dünyalarda yaşayan iki ayrı kişi. Dağlardan, tepelerden ne bulursa ardına katmış dev … Okumaya devam et sabah kahvesi